Uluslararası Antlaşmalar Kimler Arasında Yapılır? Bir gün kahvemi içerken, beynimde beliren bir düşünceyle irkildim: “Uluslararası antlaşmalar kimler arasında yapılır?” Bunu bir düşünmeye başladım. Hadi ya, ben kimim ki bu soruyu bu kadar ciddi bir şekilde soruyorum? Ama bir yandan da düşünmeye başladım, hem esprili hem de doğru bir şekilde yazılabilir diye düşündüm. Aslında bazen gülmekle düşünmek arasındaki çizgi o kadar ince oluyor ki… Biri diyor ki, “Uluslararası antlaşmalar kimler arasında yapılır?” Benim aklımda ise “Oha, bir dakika, seninle kim antlaşma yapacak?” sorusu dönüp duruyor. Yani kısacası, burada çok ciddi bir şeyler var, ama bunu eğlenceli bir şekilde anlatabiliriz. Hadi bakalım,…
Yorum BırakYazar: admin
TurkNet Geçiş Kaç Gün Sürüyor? Sosyal Adalet ve Çeşitlilik Perspektifinden Bir Değerlendirme İstanbul’da yaşayan, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet üzerine sürekli düşünen bir insan olarak, her küçük detayın bu büyük sistemin bir parçası olduğunu fark ediyorum. İnsanlar, toplu taşıma araçlarında, sokakta, işyerlerinde yaşadıkları günlük olaylarla hayatlarını sürdürürken, aslında birçok bilinçdışı ve toplumsal yapının etkisi altındalar. Hani bazen durup bakıyoruz ya, “Bir şeyler farklı olmalı,” diye… İşte bugün de o farklı olmasını istediğim, toplumsal yapıyı sorgulayan bir konuya değineceğim: “TurkNet geçiş kaç gün sürüyor?” Evet, basit bir internet servis sağlayıcı değişikliği sorusu gibi görünüyor, ama aslında altındaki toplumsal dinamikleri, çeşitli…
Yorum BırakTRT Belgesel Hangi Ülkenin? Geleceğe Dönük Bir Bakış Günümüz dünyasında, medyanın ve özellikle de belgesellerin rolü her geçen gün artıyor. Bir zamanlar yalnızca bilgi edinme amacıyla izlenen belgeseller, günümüzde kültürel bir simgeye, sosyal bir fenomene dönüşmüş durumda. Peki, TRT Belgesel hangi ülkenin? Bu soruyu sadece şimdiki zamanla değil, aynı zamanda geleceğe dönük bir bakış açısıyla ele almak istiyorum. Çünkü belgeseller, yalnızca geçmişi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda geleceği de şekillendirir. Ve bu soruyu sorarken, belgesellerin benim gibi genç yetişkinlerin hayatlarını, işlerini ve ilişkilerini nasıl etkileyebileceğini düşünmek de oldukça önemli. Gelin, TRT Belgesel’in bugünden yarına olan etkilerini keşfederken, geleceğe dair tahminlerimi, kaygılarımı…
Yorum BırakTaşpınarlar Kimin? Küresel ve Yerel Perspektiften Bir Bakış Bursa’da yaşayan, dünyayı takip etmeyi seven bir beyaz yaka olarak, gündelik hayatımda bazen şaşkınlıkla fark ettiğim şeyler oluyor. İşte bu yazı da öyle bir şey: “Taşpınarlar kimin?” sorusu… Hani o ismi duyduğunuzda bir şekilde geçmişin tozlu raflarında gizli bir anlam var gibi geliyor. Ama bu ismin arkasında kimler olduğunu bilmek, hem yerel hem de küresel açıdan farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayabilir. Hadi gelin, biraz sohbet edelim. Bu yazıda, Taşpınarlar’ın kim olduğunu, bu ismin hem Türk kültüründeki yeriyle hem de dünya genelindeki yansımalarıyla nasıl şekillendiğini inceleyeceğiz. Taşpınarlar Kimdir? Taşpınar, aslında bir soyadıdır.…
Yorum Bırakİki Kulak Duymaması Yüzde Kaç Rapor Alır? Psikolojik Bir Mercek Geçenlerde bir arkadaşımın yaşadığı işitme kaybı üzerine düşünürken fark ettim ki, iki kulak duymaması sadece tıbbi bir durum değil; aynı zamanda insan davranışlarını, duyguları ve sosyal etkileşimleri derinden etkileyen bir deneyim. Bu yazıda, “2 kulak duymaması yüzde kaç rapor alır?” sorusunu psikolojik açıdan ele alacak, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla anlamaya çalışacağım. Bu süreçte, işitme kaybının sadece fizyolojik değil, psikolojik boyutlarını da keşfedeceğiz. Bilişsel Perspektif: İşitme Kaybının Zihinsel Yansımaları Bilişsel psikolojiye göre, işitme, dikkat, hafıza ve öğrenme süreçleriyle yakından ilişkilidir. İki kulakta da işitme kaybı, beynin bilgi işlem kapasitesini…
Yorum BırakGiriş: Toplumsal Dünyayı Anlamaya Yönelen Bir Merak Sosyal yaşamın karmaşıklığı içinde yol alırken, insanlar olarak sık sık “neden böyle oluyor?” sorusunu sorarız. Bireylerin davranışları, toplumsal normlar ve güç ilişkileri arasında gidip gelirken, her hareketimiz sanki önceden belirlenmiş bir yol haritasına göre şekilleniyor gibi gelir. İşte bu noktada determinist yaklaşım karşımıza çıkar. Ben, farklı toplumsal çevrelerde gözlem yapmayı seven, insanların davranışlarını ve toplumsal yapıları anlamaya çalışan biri olarak, sizlere bu yolculukta eşlik edeceğim. İlk Determinist Kimdir? Determinism Nedir? Determinism, yani belirlenimcilik, bireylerin davranışlarının ve toplumsal olayların kaçınılmaz bir nedensellik zincirine bağlı olduğunu savunan felsefi ve sosyolojik bir görüştür. Bu görüşe göre,…
Yorum BırakSpor Sosyolojisinin Amacı Nedir? Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde, sabah erken saatlerde yürüyüşe çıkarken bir düşünce kafamı meşgul ediyordu. “Spor sosyolojisinin amacı nedir?” diye düşünüyordum. Bunu düşünürken, belki de sporun hayatımda çok büyük bir yeri olduğunu fark ettim. Bir yanda sokakta yürürken kalbimin hızla atması, bir yanda insanlarla paylaştığım spor deneyimleri… Spor, sadece vücudumuzu değil, ruhumuzu da şekillendiriyordu. Ama, sosyolojik olarak sporu anlamak… İşte bu biraz daha derin bir meseleydi. Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, belki de kendi hayatımdan bir örnekle bu soruyu daha iyi anlamaya çalışacaktım. Bir An, Bir Sorun: Sporun Toplumdaki Yeri Bir zamanlar, üniversiteye yeni başlamıştım. Kayseri’deki kampüste,…
Yorum BırakAlmanca “İstemek” Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın anahtarlarından biridir. Diller, yalnızca iletişim araçları değil, aynı zamanda toplumların düşünce dünyalarının, değerlerinin ve toplumsal ilişkilerinin izlerini taşıyan belgeler gibidir. Almanca’da “istemek” anlamına gelen kelimeler üzerinden tarihsel bir yolculuğa çıktığımızda, hem dilin kendisi hem de toplumların arzularını, taleplerini ve güç ilişkilerini nasıl yapılandırdığını görebiliriz. Orta Çağ ve Erken Modern Dönem: Wollen ve Mögen’in Kökenleri Almanca’da “istemek” anlamına gelen en temel kelime “wollen”dir. Orta Yüksek Almanca’da “wollen”, kişisel irade ve niyeti ifade eden bir fiir olarak kullanılıyordu (Kluge, 1883). Aynı dönemde, “mögen” kelimesi, daha çok istek, arzu ve hoşlanma anlamında…
Yorum BırakTırt Etmek Ne Demek? Antropolojik Bir Keşif Bir çay bahçesinde, gençlerin bir şeyler konuşurken kahkahalarla karşınıza çıkan bir kelimeyi duyduğunuz oldu mu? “Bu iş tırt etti” ya da “Her şey tırt…” gibi. İlk seferinde kulağa sıradan ya da geçiştirilmiş bir söz gibi gelir; ama durup düşününce, bu sözün ardında bir dolu kültürel, toplumsal ve duygusal örüntü buluverirsiniz. Çünkü sözler, yalnızca dilleri değil, toplumun ritüellerini, değerlerini ve kimliklerini de yansıtır. “Tırt etmek ne demek?” sorusunu antropolojik bir mercekten ele almaya koyulduğum ilk anda, bunun sadece argo bir ifade olmadığını anladım: Bu kelime gündelik yaşamın ritüelleriyle, sembollerle, akrabalık ilişkileriyle ve ekonomik anlamda…
Yorum BırakÜnlü Harfler ve Edebiyatın Ses Dalgaları Edebiyat, kelimelerin bir araya gelerek dünyaları inşa ettiği, karakterlerin ruhuna dokunduğu ve okurun içsel yolculuklarını tetiklediği bir alan olarak her zaman büyüleyici olmuştur. Bu bağlamda, dilin en temel yapıtaşlarından biri olan ünlü harfler, yalnızca fonetik bir gereklilik değil, aynı zamanda anlatının ritmini ve duygusal dokusunu belirleyen güçlü araçlardır. Ünlü harfler; a, e, ı, i, o, ö, u, ü harfleri, seslerin melodisini kurarken yazının akışını ve atmosferini şekillendirir. Bu yazıda, ünlü harflerin edebiyat perspektifinden işlevini farklı metinler, türler ve karakterler üzerinden keşfedeceğiz. Ayrıca, anlatı teknikleri, semboller ve metinler arası ilişkiler ışığında ünlü harflerin estetik ve…
Yorum Bırak